Perşembe 19 Şubat 2026 - 20:23
Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

Havza / “Amerikan–Siyonist Fitnesi” Ayetullah el-Uzma Hamaney’in Bakış Açısına Göre Amerikan İnsan Hakları’nın On İkinci Uluslararası Konferansı 15 ülkeden düşünür, hukukçu, ilim havzaları ve üniversitelerden şahsiyetlerin katılımıyla Mübarek Cemkeran Camisi'nde gerçekleştirildi. 

Havza Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, Ayetullah el-Uzma Hamaney’in Bakış Açısından Amerikan İnsan Hakları’nın On İkinci Uluslararası Konferansı bugün Mübarek Cemkeran Camisi'nin Baki Şebistan'ında düzenlendi. 

Bu uluslararası oturum farklı ülkelerden düşünürlerin, hukukçuların, dini ve akademik şahsiyetlerin katılımıyla emperyalizmin insani kavramları araçsallaştırmasını ifşa etmek ve Washington’un küresel düzeydeki cinayetlerini açıklığa kavuşturmak amacıyla düzenlendi. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

Cemkeran Camisi'nde Düzenlenen Konferanstan Dünyaya Umut Mesajı 

İslam Cumhuriyeti İnsan Hakları Gençler Örgütü Genel Sekreteri Emin Ensari, törenin açılışında İslam İnkılabı Rehberi’nin çağrısına cevaben örgütün faaliyet geçmişine değinerek şöyle açıkladı: “Bugüne kadar farklı illerde ve yurtdışında 11 uluslararası konferans ve 10 oturum düzenlendi.” 

Ensari, bu dönemin Mübarek Cemkeran Camisi'nde düzenlenmesini amaçlı bir tercih olarak nitelendirdi ve bu seçimin zulme karşı direniş, umut ve bekleyiş mesajını tüm dünyaya ilettiğini belirterek şöyle ifade etti: “Zulmün ve tahakkümün karşısında durmak İran milleti için yalnızca siyasi bir tutum değil; inanç ve iman temelli bir anlayıştır.” 

Genel Sekreter Ensari, Amerika’nın her daim İslam Cumhuriyeti ile karşıt konumda bulunduğunu, insan hakları, nükleer enerji ve demokrasi konularını İran’ı teslim almak için bahane olarak kullandığını vurguladı ve şöyle dedi: "Ayrıca küresel emperyalizm, İslam İnkılabı’nın iki büyük hedefi olan “İslam hâkimiyetinin kurulması” ve “gerçek İslam’ın dünyaya tanıtılması”ndan korkuyor."

Washington’un İran Milletine Duyduğu Öfkenin Dört Nedeni 

Ensari, Amerika’nın düşmanlığının nedenlerini dört temel noktada açıkladı:

1. Saldırgan ve yağmacı elin kesilmesi 
2. Bölgedeki jandarmalık rolünün sona ermesi 
3. Bağımsızlık ve zulme karşı duruş kültürünün ihracı 
4. Siyonist rejime karşı dürüstçe direniş ve Filistin davasına destek.

Ensari, sözlerinin sonunda İslami direnişin bereketiyle Amerika’nın hegemonyasının giderek çöktüğünü; halkların uyanışı ve hak cephesinin kararlılığıyla bu sürecin baskıcı güçlerin tamamen yok olmasına yol açacağını vurguladı. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

 

Sahte İnsan Hakları Savunucuları, En Büyük İhlalcilerdir

Cemkeran Camisi Mütevellisi Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyit Ali Ekber Ocaknejat,  konferansın ana konuşmacılarından biri olarak; günümüzün sözde insan hakları savunucularını, yeryüzünün en büyük insan hakları ihlalcileri olarak nitelendirdi. 

Hüccet-ül İslam Ocaknejat şöyle dedi: “Sömürü dünyası, insan hakları kavramını araçsallaştırarak milletlerin kimliğini yıkmaktadır. Amerika hükümeti, IŞİD ve El-Kaide gibi terör örgütlerini kurma geçmişine sahip karanlık bir geçmişiyle, asla insan haklarının savunucusu olarak sunulamaz.” 

Cemkeran Camisi Mütevellisi, Amerika’nın geniş insan hakları ihlalleri dosyasına değinerek; Davudiye mezhebinin bastırılması, siyahlara karşı ırkçı uygulamalar, Guantanamo ve Ebu Gureyb hapishanelerindeki vahşi işkenceler gibi olayları hatırlattı ve şunları ekledi: “Münafık örgüt tarafından 17 binden fazla masum insanın şehadeti, Saddam’a dayatılan savaşta verilen destek, Hiroşima ve Nagazaki’nin atomla yok edilmesi, Vietnam’daki savaş cinayetleri, terörle mücadele komutanları Şehit Süleymani ve Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis’e yönelik alçak suikast tüm bunlar bu hükümetin karanlık geçmişinin sadece bir kısmıdır.”

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Ocaknejat, büyük güçlerin insan hakları kavramlarını tekelci biçimde yorumlamasını eleştirerek bu tutumun maddi çıkar sağlama aracı olduğunu söyledi ve şöyle belirtti: "Amerika’nın uluslararası anlaşmalardan tek taraflı çekilmesi ve İran’ın sıradan vatandaşlarına yönelik zalimane yaptırımlar uygulaması, uluslararası hukuk ihlallerinin açık örnekleridir."

Cemkeran Camisi Mütevellisi, Amerika ve Avrupa üniversitelerinde yükselen uyanış dalgasına dikkat çekerek, bu bilinci hakikatin açıklanması için değerli bir fırsat olarak gördü ve bu tür oturumların, insanlığın gerçek kurtarıcısının zuhuruna zemin oluşturacak adımlar olduğunu belirtti. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

"Amerikan İnsan Hakları"

Kum İlim Havzası’nın Müderrisler Cemiyeti üyesi ve Eimmeyi Ethar (a.s.) Fıkıh Merkezi Başkanı Ayetullah Muhammed Cevad Fazıl Lenkeranî, “Amerikan İnsan Hakları” kavramının, İslam İnkılabı Rehberi’nin stratejik icatlarından biri olduğunu ve bugün dünya siyasi literatürüne girdiğini ifade etti.

Ayetullah Lenkeranî düşmanın sızma yöntemlerine karşı uyarıda bulunarak şöyle belirtti: “Emperyalizm daima ‘edebiyat oluşturma’ ve cazip, halkın beğenisini kazanan kavramlardan yararlanma yoluyla hedeflerini bu başlıkların örtüsü altında uygular.” 

Eimmeyi Ethar (a.s.) Fıkıh Merkezi Başkanı, Kur’an-ı Kerim ayetlerine başvurarak şöyle belirtti: “Küfrün İslam’a düşmanlığı, Kur’an nasslarına göre geçici bir mesele değildir. Allah, onların daima müminlerle savaş halinde olacaklarını bildirmiştir. Bu sebeple, Amerikan başkanlarının dile getirdiği barış iddiaları hiçbir şekilde samimi değildir.” 

Ayetullah Fazıl Lenkeranî, siyasi fitnelerin son dönem analizine değinerek bu olayları Siyonizm ve Amerika’nın ortak bir komplosu olarak değerlendirdi ve bu girişimlerin hedefinin İran’ı geçmişe, inkılap öncesi döneme döndürmek olduğunu ifade etti. 

Ayetullah Lenkeranî İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin temellerini eleştirerek şöyle belirtti: “Bu metinde ne insanın yaratıcısına dair bir işaret, ne de insanın Allah’a karşı sorumluluğuna dair bir ibare vardır. Bu yaklaşım, insanı kendi ilahi köklerinden koparma çabasıdır.” 

Kum İlim Havzası’nın Müderrisler Cemiyeti üyesi, Batı’nın İslam’a kadın konusunda yönelttiği iftiraları eleştirerek, Batı’nın kadına bakışındaki felsefi köklere dikkat çekti ve Batılı filozofların eserlerinde kadına son derece aşağılayıcı bir bakışın bulunduğunu ifşa etti. Buna karşılık, İslam kadına yüce bir değer atfeder. 

Ayetullah Fazıl Lenkeranî “Amerikan İnsan Hakları” kavramının öğrencilerin ve üniversitelilerin ders metinlerine ciddi biçimde dahil edilmesi gerektiğini vurguladı ki yeni nesil bu derin düşmanlığı tanıyabilsin. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı
 

Amerikan Başkanları için ‘Suçlu' Kelimesi, Hukuki ve Belgelendirilmiş Bir Girişimdir

İran İslam Cumhuriyeti’nin eski diplomat ve büyükelçisi Muhsin Pakâyin, “suçlu” kelimesinin tamamen hukuki bir terim olduğunu belirterek şöyle ifade etti: “Rehber tarafından Donald Trump ve diğer Amerikan yetkililerinin bu sıfatla anılması siyasi bir suçlama değil, somut örneklerle ve uluslararası hukuk gerçekleriyle uyumlu bir nitelendirmedir.” 

Pakâyin, uluslararası hukukta suçun unsurlarını açıklayarak şöyle belirtti: “Ülkelerin iç işlerine karışmama, terörizmi desteklememe ve ulusal egemenliğe saygı ilkeleri, Birleşmiş Milletler’in temel kurallarıdır. Amerika bunları sürekli ihlal ediyor. Amerika iç kargaşalarda suçun faili ve yardımcısıdır."

Eski büyükelçi, Amerika’nın müdahalelerine ilişkin somut örneklere değinerek 2018 yılının Ocak ayındaki Netanyahu–Trump görüşmesini fitnelerden birinin başlangıç noktası olarak hatırlattı. 

Pakâyin şöyle dedi: “Ertesi gün Trump, anlaşmazlıkların ateşine benzin dökerek, kargaşacıları desteklemek için askeri hazırlıklardan söz etti.” 

Pakâyin, Amerika’nın hesap vermesi gerektiğini vurguladı ve Dışişleri Bakanlığı, Yargı Gücü ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ne çağrıda bulunarak uluslararası suçluların serbest bırakılmamasını ve bu meselenin yabancı taraflarla müzakerelerin ana gündemlerinden biri haline getirilmesini istedi. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

 

Dünya Düzeninde Kutuplaşma

Uluslararası Hukuk Uzmanı, Irak Âlimler Konseyi Genel Sekreteri ve Irak Ulusal Dinler Meclisi Başkanı, Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Şeyh Yusuf En-Nasıri, dünya düzeninin kutuplaşmasına değinerek şöyle belirtti: “Şu anda Amerika liderliğinde bir cephe, Direniş Cephesi ve bağımsız ülkeler karşısında konumlanmıştır.” 

Hüccet-ül İslam En-Nasıri “Donald Trump, bu emperyalizm sisteminin sembolü olarak açıkça uluslararası yasalara karşı çıktı ve Amerika’nın çıkarlarını tüm kuralların önüne koyduğunu ilan etti.” dedi. 

Irak Ulusal Dinler Meclisi Başkanı, Amerika içindeki insan hakları ihlallerine bariz örnekler vererek şöyle ekledi: “Siyahlara ve Latin kökenlilere yönelik ırkçılık, hâkim sistemin himayesinde sürmektedir. Epstein Adası dosyası gibi vakalar Batılı devlet adamlarının etik ve insani ilkeleri çiğnediğinin göstergesidir."

Hüccet-ül İslam En-Nasıri İslam dünyası elitlerinin küresel insan hakları kuruluşlarında zayıf varlığını eleştirerek İran ve direniş cephesindeki diğer ülkeler tarafından çok sayıda uluslararası sivil toplum örgütünün Amerika ve Avrupa’nın suçlarının hukuki platformlarda sorgulanabilmesi için kurulması gerektiğini vurguladı.

Irak Âlimler Konseyi Genel Sekreteri, Şehit Hacı Kasım Süleymani ve Şehit Ebu Mehdi Mühendis’in suikastına işaret ederek, Trump’ın bu suikasta dair açık itirafını onun yasal mahkumiyeti için en üst düzey belge olarak değerlendirdi ve bu dosyanın yerel ve uluslararası mahkemelerde ciddi şekilde takip edilmesini istedi. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

 

Yargı Organının İç ve Dış Suçlulara Karşı Kararlı Tutumu 

Kum Şehri Adalet Başsavcısı Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyit Kazım Musevi, Ayetullah el-Uzma Hamaney’in iç ve dış suçluların hesap vermesi konusundaki talimatlarına dayanarak yargı kurumunun bu yolda kararlılığını vurguladı.

Kum şehri Adalet Başsavcısı son olaylarda Amerika Birleşik Devletleri’nin suçluluğunu ispatlayan birden fazla sebebe değindi ve şöyle dedi: “Ülkeye 600 adet yasa dışı Starlink uydu cihazının sokulması, askeri tehditler ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın isyancılara açık desteği bu suçların göstergesidir." 
Hüccet-ül İslam Musevi ilahi vaat ve İslam İnkılabı Rehberi'nin vurgusuna dayanarak, bir gün mahkemelerin hükümlerinin zorbalara karşı uygulanacağını ifade etti. 

Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Musevi, hapishanelere yaptığı ziyaretlere ve kandırılan kişilerle yaptığı görüşmelere atıfta bulunarak şöyle dedi: “Düşman, halkın yaşam hakkını ve güvenliğini hedef alarak isyancıları sağlık personeline, hastanelere ve kamu mallarına saldırmaya teşvik etti.”
Topluma bu komploların açıklanması gerektiğini vurgulayan Hüccet-ül İslam Musevi “Halk bilmelidir ki, insan hakları iddiasında bulunanlar bizzat insanlığa karşı en korkunç suçları işlemişlerdir.” dedi. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

 

Batı Medeniyetinin Gerileyişi ve Yeni Dünya Düzeninin Gerekliliği

Felsefe Yönetim Doktorası sahibi, Hawaii Üniversitesi mezunu ve Bahreyn İslamî Amel Partisi Merkez Konseyi üyesi Dr. Raşid er-Raşid dünyanın kriz içindeki durumuna dikkat çekerek şöyle dedi: “Yeryüzünün her köşesinde savaşın, yıkımın ve çöküşün izleri açıkça görülmektedir.” 
Batı’nın maddi medeniyetinin çöküşünü inkâr edilemez bir gerçek olarak değerlendiren Raşid, “Sudan, Somali, Libya ve Lübnan’daki felaketler ve Filistin’deki eşi görülmemiş katliamlar, Amerika’nın tahakküm arzusunun bir sonucudur.” diye belirtti. 

Raşid er-Raşid, Amerika’yı uluslararası alanda “bir diktatör ve büyük bir tağut” olarak tanımladı ve insanî değerlere dayanmak yerine yalnızca askeri güce dayandığını vurgulayarak şöyle dedi: "Grönland Adası’nı ele geçirme çabası ve Panama Kanalı’nın mülkiyetini değiştirme girişimi, Washington’un doyumsuzluk örneklerindendir.”
Üniversite hocası “Amerika uluslararası yasaları ‘yedek kulübesine’ gönderdi.” ifadesiyle yasal düzenin çöküşünü eleştirdi ve şöyle ekledi: “Milletler şimdi bir yol ayrımında; ya Washington’un iradesine boyun eğecekler ya da onur ve yeni dünya düzeninin yolunu seçecekler.” 

Er-Raşid “Epstein Adası” dosyası gibi skandallara işaret ederek, uluslararası kurumların bu ahlaki çöküş karşısındaki ölümcül sessizliğini kınadı ve şöyle dedi: "Küresel çıkmazdan kurtulmanın tek yolu yeni bölgesel ve uluslararası stratejik ittifaklar kurmaktır."

Şehitlerin Yüce Makamına Saygı

Konferansın son bölümünde şehitler ve bu yolda fedakarlık yapanlar anıldı. Törene, velayet ve toplum güvenliğini koruma yolunda canlarını feda eden aziz şehitlerin ve gazilerin aileleri katıldı. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

Şehadet: İdealler Yolunda Direnmenin Tezahürü

Törende, Kum şehri Emniyet Komutanı ve son fitnelerde yaralanan General Mirheyderi’nin fedakârlıkları anıldı. Katılımcılar ayrıca sağlık ve güvenlik savunucusu şehitleri de andılar. 

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı
 

Aziz Şehit Ailelerinin Takdir Edilmesi

Törenin özel bölümü Şehit Kasimi’nin ve Şehit Esedi’nin muhterem ailelerine ithaf edildi. Yakın zamanda çıkan fitneleri etkisiz hale getirme yolunda şehadet makamına ulaşan bu yüce şehitler, basiret ve cesaretin kalıcı örnekleri olarak takdir edildi. 

Söz konusu törende Amerikan insan hakları konulu bir konferansta şehitlerin hatırasını anmak, Amerika ve Siyonist rejim liderlerine açık bir mesaj iletmek olarak nitelendirildi. O mesaj şudur: “İran milleti, zalim baskılar ve düşman komploları karşısında asla geri adım atmayacaktır.” 
Tören, hak cephesinin zaferi ve insanlığın kurtarıcısının zuhurunun gerçekleşmesi için yapılan dua ile sona erdi.

Amerikan İnsan Hakları Konferansı'nda Sahte İnsan Hakları Savunucularının Gerçek Yüzünün Ortaya Çıkışı

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha